Özellikle turizm ve ekonomi konusunda işadamlarına “karamsar olmamalıyız, umudumuzu kaybetmemeliyiz” diye seslenen Başkan Türel, “Umudunu kaybeden geleceğini kaybeder. Bu, bu kadar nettir” dedi. Bu yılki turizm tanıtım çalışmalarından da övgüyle söz eden Türel, “Avrupa’nın tozunu atacağız” diye konuştu. Katılımcı yönetim anlayışıyla hizmet ettiklerini ifade eden Türel, ATSO’ya da önemli yatırım önerilerinde bulundu.

ATSO Meslek Komiteleri Müşterek Toplantısı, Bellis Deluxe Hotel’de yapıldı. Toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, ATSO Başkanı Davut Çetin, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Birol Ekici, ASAT Genel Müdürü Faruk Karaçay, Büyükşehir genel sekreter yardımcıları, bürokratları ile ATSO üyeleri katıldı. Toplantıda Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Bedrullah Erçin, vizyon projeleri anlatırken, Genel Sekreter Yardımcısı Sanem Öztürk ise sosyal belediyecilik alanındaki hizmetleriyle ilgili sunum yaptı. Sunumun ardından konuşan Başkan Türel, kapsamlı bir konuşma yaptı. Altyapıdan turizme, tarımdan ulaşıma kadar yaptıkları çalışmaları ve vizyon projelerini anlatan Başkan Türel, bu tür toplantılardan faydalandıklarını belirterek, “Biz de söylediklerinizden yol haritamızı, ev ödevimizi çıkartıyoruz. Geçen hafta Antalya Esnaf Odaları ile toplantı yapmıştık, bugün Ticaret Odası Meslek Komiteleri ile yapıyoruz. Özellikle öğleden sonraki atölye kısımları işin daha önemli kısmını arz ediyor. Orada hem bundan sonraki ihtiyaçları giderebilecek ihtiyaçları planlıyor hem de bundan sonraki çalışmalara bizler de yön verebiliyoruz” dedi.

 

‘TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL’

Konuşmasının başında 15 Temmuz başarısız darbe girişimiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Türel, şunları söyledi: “1960’lardan bu yana devlet içine yerleştirilmiş bir yapı bugün itibari ile temizleniyor. Bu mücadele bir partinin meselesi değildir. Ve bu mücadeleyi kimse küçümsemesin. Mücadelemiz işgal güçleriyledir. İçimizdeki ve dışarıdaki işgal güçleriyledir. Dış güçler Türkiye’nin bağımsız hareket ettiğini gördüğü zaman hemen düğmeye basıyorlar. Haçlı seferleri ile kuşatılmaya çalışılan ülkemiz bu saldırılardan hep başarı ile çıktı. İnşallah sizlerin duaları, milletimizin destekleri ile bu önemli imtihanı da vereceğiz. Önce ülkeyi kuşatmak için işgal güçleri hukuk darbesi için gayret gösterdi. Sonra seçim ittifakları yaparak siyaset ele geçirilmeye çalışıldı. O da olmayınca 15 Temmuz denendi. Şimdi de ekonomi kanalı ile bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Dolar da malum Trump sonrası dünyada bir yükseliş söz konusu bundan medet umanlar çıktı. Bu konuda gayret gösterenler çıktı ama çok net söyleyeyim ki başaramayacaklar. Türkiye eski Türkiye değil, devletin bütçesi bankalarımız evelallah sağlam. Merkez Bankası rezervimiz bu dalgalanmayı karşılayabilecek seviyede ama müdahale söz konusu değil. Hükümetimiz gerekli tedbirleri almaya devam ediyor.”

 

SÜLEYMAN DEMİREL ANEKTODU

Başkan Türel, hükümetin vergi barışı ve ekonomiyle ilgili de görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Bu sene esnafımıza, tüccarımıza, işadamlarımıza destek olmak için vergi barışı getirildi. Banka faizleri düşürüldü. Şimdi yeni bir kredi desteği 9.90’lık faizle gündemde ve uygulamaya geçiyor. İhtiyaç oldukça devlet her türlü tedbiri alabilecek güçte. Geçen gün Sanayi Bakanımız açıkladı; 2015’te satılan otomobil sayısı 1 milyon 359 bindi, bu sene 1 milyon 450 bine çıkıyor. Ben ATSO Başkanı iken 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel her sene vergi ödül törenlerimize geleneksel onur misafirimiz olarak katılırdı. Ne zaman kendisini havaalanında karşılasak ilk sorusu ‘Kaç tane buzdolabı, araba satıldı Antalya’da’ diye sorardı. Biz de onun ne sorduğunu hep iyi bildiğimiz için dersimize iyi çalışırdık, ‘Efendim şu kadar araba satıldı, bu kadar daire satıldı’ derdik. Rakamları duyunca ‘O zaman ekonomi iyi gidiyor’ derdi. Önemli tüketim maddelerinin satış rakamları bize gelecek için de bir değerlendirme imkanı tanıyor. Böyle zamanlarda en yanlış şey aşırı tepki vermek.”

 

‘ENSEYİ KARARTMAYACAĞIZ’

Turizmde yaşanan gelişmelerle ilgili “Bardağın dolu tarafından bakalım” mesajı veren Başkan Türel, şöyle konuştu: “Geçtiğimiz günlerde turizm ile ilgili uluslararası misafirlerimizin de olduğu bir toplantıya katıldık. Orada Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş bir sunum yaptı. 28 Şubat olaylarından itibaren Türkiye’nin atlattığı badireleri arka arkaya koydu ve ekonominin gelmiş olduğu noktayı gösterdi. Başka bir ülkede olsa bu kadar badireden sonra ne ticaret ne de ekonomi kalırdı. Türkiye’nin ticareti ve ekonomisi bütün bu badirelere rağmen son derece iyi bir çıkış gösterdi. Bu ülkesine inanan insanların eseridir. Enseyi karartmayacağız. Şöyle baktığımızda ‘Turizmde işler iyi gidiyor’ elbette diyemeyiz. Ama bardağın yarısı boş, yarısı dolu ise dolu tarafını da inkar etmeyeceğiz. Hakan Ateş takipteki kredilerle ilgili rakam verdi; Türkiye’de takipteki kredi oranı yüzde 2.2 iken bu rakamlar Antalya’da yüzde 1.6. Turizm bu kadar kötü gidiyor iken Türkiye ortalamasının altında bir rakamdan bahsediyoruz. Gelen turist sayımız 12.5 milyondan 6 milyona düştü diyelim ama bardağın dolu tarafını da gösterelim. Ben 2003 senesinde aday adayı olduğumda son vergi ödül törenindeki konuşmamı tanıtım dosyamın içine koydum. Ve hükümeti ciddi olarak eleştirdiğim yanları da vardı o konuşmanın. O dönemde ekonomik reformların fevkalade önemli ve takdire şayan olduğunu da ifade ettim. Tabii biz aday adayı iken bir komisyon tarafından mülakata alınıyoruz. O zaman komisyon başkanı İdris Naim Şahin bana sordu; ‘Başkan sen AK Parti’den aday olmak istiyorsun da, tanıtım dosyanın içine vergi törenindeki konuşmanı koymuşsun ve eleştirilerde bulunmuşsun bize. Bu kadar bizi eleştirip neden bizden aday olmak istiyorsun?’ diye sordu. Ben de aynen şöyle cevap verdim; ‘Özellikle koydum konuşmayı, hükümetin çok doğru işlerine karşı bir iltifat da var. Ben AK Parti’nin reformist anlayışını takdir ediyorum. Ama reformist anlayışın devamında yapılması gerekenlerin de bir an önce yapılması gerektiğini ifade etmek için o cümleleri söylüyorum. İşte önemli reformlar yapılmış, yapılanlar vardır. Ama yapılmayanları yapmak için de ben adayım, onun için bu partide siyaset yapmak istiyorum’ dedim. 2002’de söylediklerim ile 2016’da söylediklerim arasında bir benzerlik arayacaksanız bardağın dolu tarafını gösterecek söylemlerden imtina etmememiz gerektiğini fark edersiniz. Moralleri bozmamalıyız. Biz iyi bir şey olduğunda çok sevinmediğimiz halde, biraz kötü bir şey gördüğümüzde de feryat etmeye başlıyoruz. O yüzden diyorum ki rahat olun. Önümüzdeki seneye biraz daha iyimser bakalım. İşte Rusya ile kriz bitti, en az 2 milyon daha Rusya’dan turist gelmesi ihtimali var. Sene başında dedim ki oturup ağlamak bize yakışmaz. Turizmci arkadaşlarla Avrupa yoluna çıktık. Medya ile görüştük ve Turizm Resort Kongresi’nde Almanya’nın o dev isimleri ‘İlk defa bir belediye başkanı geldi, bize memleketini anlattı. Ne kadar güzel bir çalışmaydı’ dedi.”

 

‘UMUDUMUZU KAYBETMEMELİYİZ’

Yurtdışında turizm sektöründe yaptıkları çalışmaları da anlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, ‘Oturarak ayağımıza turist bekleyemeyiz çalışmak zorundayız’ dedik ve oralara gittik, çok ciddi çalışmalar yaptık. Turizm örgütlerimizin duayenleriyle, örgüt başkanlarıyla, hepsiyle birlikte bu çalışmayı yaptık. Çalışmayı açıkça turizm sektörünün içindeki arkadaşlar yaptılar. Ama ne oldu? Antalya'da en azından gelecek turist sayısında ciddi düşüşün bir nebze de olsun daha az olmasına sebep oldu. Gelen turist sayısındaki azalma yüzde 50’lere birçok pazarda çıkıyor iken birde baktık bizim gittiğimiz Almanya'da, hatta İngiltere'de yüzde 25’ler oranında kaldı. Demek ki çalışınca oluyor. Şimdi burada Antalya'nın önemli meselelerini önümüzdeki dönemde neler yapacaklarımızı konuşup tartışıyorsak zaten en kötü zamanı geride bırakmışız demektir. Geçen hafta AESOB’da da söyledim. 12 sene önce oda başkanlığından ayrıldığımda Antalya'nın ihracatı 200 milyon doların biraz üzerindeydi. Şimdi 1 milyar dolara yaklaşıyor. O zaman turist sayımız 4,5 milyon civarındaydı, bu sene 6,5 milyon olacak. Sadece 15 Temmuz tarihinden sonra Antalya'ya 3,5 milyon turist geldi. Bunu görmeliyiz, umudumuzu kaybetmemeliyiz. Umudunu kaybeden geleceğini kaybeder. Bu, bu kadar nettir. Tabii ki yüzde 45 turist azalması bizim için kayıptır. Otellerimizden açılmayanlar var, işten çıkarılanlar olmuş bunları biliyoruz, esnafın da zararının büyük olduğunu biliyorum. Bunlar iş aleminin gerçekleridir. Bütün dünyada bu böyle, turizm dünyada olan olaydan ilk etkilenen sektördür. Terör dünyanın birçok ülkesinde turizmi etkilemiştir. Bizde de bomba patlıyor, Paris’te de Brüksel’de de, Nice’ta da patlıyor. Bir de bunun üstüne kendi savaş uçaklarımızın başkentini bombaladığı bir hain işgal teşebbüsü yaşanıyor. Bu olaylar başka ülkede olsaydı muhtemelen o ülkede turist kalmazdı. Bakın 15 Temmuz’dan sonra 3,5 milyon turist gelmiş Antalya'ya. Geçmişte de 1990’lı senelerde yine terör yüzünden turizmde yüzde 30 gibi düşüşler yaşadığımız seneler oldu ama yiğit düştüğü yerden kalkar. Her defasında düştüğümüz yerden kalktık. Çünkü Antalya turizmi, ticareti de, tüccarı da, turizmcisi de yiğittir. Bu böyle biline” dedi.

 

‘AVRUPA’NIN TOZUNU ATACAĞIZ’

Turizm sektörüne verdikleri destekleri de anlatan Başkan Türel, “Geçen sene ihracat destek primlerini iki katına çıkardık. Birde sene başından itibaren Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve sayın Ömer Çelik'ten itibaren Mahir Ünal, Nabi Avcı hocamız tüm turizm bakanlarımız, hepsi Antalya’yla devamlı ilgilendiler. Benim bildiğim Türkiye tarihinde ilk defa turist getiren uçaklara teşvik verdik. Otellerimizin devlete ödemeleri ertelendi, bankalara ödemeleri ertelendi bunları ilk defa yaptık. Acentalara kredi imkanı getirildi. Yurtdışında tanıtım için büyük gayretleri hep birlikte sarf ettik. Hem turizme destek verdik hem de bayram tatillerini uzattık ve bu sene iç turizmdeki artışı sağlayarak yaraya merhem olmaya çalıştık. Geçen sene charter uçaklarının destek kararı Nisan ayı başında Resmi Gazete’de yayınlanabildi. Belki biraz geç kalınmıştı ama bu sefer, işte geçtiğimiz hafta, Bakanlar Kurulu’nda karar alındı. Tüm operatörler, acentalar gelecek seneye uçak teşviki ile daha iyi hazırlanacaklar. Çünkü satışların olduğu mevsim ocak ve şubat artık kapıdadır. Avrupa pazarında geçen sene çok az bir gayretimiz olmuştur ve buna rağmen bir baktık ki Türkiye hakkında aleyhte kampanyalar yapan Bild gazetesinde Antalya ile ilgili bizi ziyaretlerimizden sonra çok güzel yazılar çıktı. Demek ki ilişki kurunca karşılığını görmek mümkün. Bu sene daha önce başlayacağız ve Avrupa pazarlarının tozunu atacağız. Birlikte ve beraber çalışırsak, basının önünde konuşmazsak o zaman Antalya için çok daha faydalı çalışmalar yapabiliyoruz. Aslında sayın başkanla yaptığımız, sayın valimizin de destekleriyle, BAKA’dan çıkaracağımız bütçe ile, Ticaret Odası’nın ciddi bir bütçe ayırması suretiyle yurtdışındaki tanıtım atağı örnek bir davranıştır ama hala basında hiç konuşmadık. Bu örnek çalışmadan daha hiç bahsetmedik. Ve kapalı kapılar arkasındaki yaptığımız bu örnek çalışma belki de basın üzerinden mesajlaşmadığımız için daha da başarılı olacak. Birliğimizin, beraberliğimizin en güzel göstergesi olacak ve ATSO önemli bir bütçe harcayacak, BAKA’dan da destek alacağız ve Avrupa'nın tozunu atacağız” diye konuştu.

 

‘KARAMSAR OLMAYALIM’

Antalya’nın tanıtım faaliyetlerini bu yıl da birliktelik ruhuyla başarıyla gerçekleştireceklerini vurgulayan Türel, şunları söyledi: “5 ülkede yaptığımız çalışmayı şimdi 10 ülkeye yine turizm sektörünün içerisindeki sivil toplum örgütü başkanları, kanaat önderleriyle yapacağız. Geçen seneki çalışma 250 bin euroluk bir bütçeydi. Şimdi 1 milyon euro civarında bir kampanya olacak. Ocak ayından itibaren başlıyoruz. Yani sezon girdikten sonra değil, tam satış sezonu içerisinde, Ocak ayında bu çalışmaya başlıyoruz ve hep birlikte bu çalışmayı ATSO'nun desteğiyle, valimizin önemli gayretleri Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda gerçekleştireceğiz. O yüzden bizim medyatik konuşmalardan çok, iş yapmaya odaklanmamız lazım. İş yapmaya odaklı olduğumuzda neticenin çok daha güzel olduğunun en güzel göstergesi, bu tanıtım kampanyasıdır. Ve görüyorsunuz, biliyorsunuz şu anda Avrupa'da Türkiye düşmanları fevkalade aktifler. Türkiye aleyhinde her şeyi, algı yönetimini olumsuz yönde yapıyorlar. 2-3 ay içinde bazı şeylerin değişeceğine bizim de gayretlerimizle Avrupa'daki algının kısmen de olsa düzeleceğine inanıyorum. Rus misafirlerimiz geri dönmeye başladı ve geçen seneye de baktığımızda, mevsimsel olarak baktığımızda, daha yüksek bir oranda turistlerin Antalya’ya geldiğini görüyoruz. Ben o yüzden söylüyorum, çok daha iyiye gideceğimizi düşünüyorum.  Bizler belediye olarak, siz Ticaret Sanayi Odası olarak şikayet ederseniz, şikayet edersek sürekli karamsar olursak, o zaman ülkenin geleceğini karartırız. Ümitsiz olma lüksüne hiçbirimiz sahip değiliz. Piyasaya olumsuzluk aşılayacak konuşmaların bu memlekete sizlere zerre faydası yoktur. Gerçekleri söylemeyelim mi? Yahu iyileri önce bir söyleyelim de gerçekleri de söylersiniz. Ama ben bakıyorum ki bütün beyanlarda büyük bir felaket senaryosu, büyük bir olumsuzluk, bunun faydası yok.”

 

‘İSTİŞARELER SİZLERE, BİZLERE FAYDALI OLUYOR’

Muhalefete de “bardağın dolu tarafını görelim” mesajı ileten Türel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunu muhalefette, siyasi temsilcilere de söylüyorum. ‘Tarımda yüzde 24 geriye gittik, turizmde şu kadar geriye gittik...’ E ileriye gittiğimiz yerler de var, onları neden söylemiyoruz? Eylül ayında Ekim ayında gelen turist sayısında, rezervasyon oranlarına baktığımızda ciddi iyileşmeler var, bunları da söyleyelim. Ama ben hiç duymuyorum. Bunları duymayınca işte o zaman millete olumsuz ve negatif bir elektrik vermek suretiyle ekonominin daha da kötüye gitmesine katkı sağlanıyor. Temsil makamında olan insanlar mücadele edecek, çare üretecek. Biz hükümetimizle özel sektörümüzle, yerel yönetimimizle ve sivil toplumumuzla iyi bir takımız, güçlü bir takımız, Türkiye'ye örnek bir takımız Antalya'da. Bana herkes Antalya dışına çıktığımda bunu söylüyor. Ama içeride yaşarken farkına varmıyoruz, nasıl ki çocuğumuzun gözümüzün önünde büyüdüğünü fark etmiyorsak, Antalya'da nasıl iyi bir takım olduğumuzu maalesef görmüyoruz. Bu iyi takım Antalya'da çok iyi işler başarır, yeter ki ülkenin geleceğine inanalım. Birlik, beraberliğimize halel getirmeyelim. Antalya'ya inanalım. Başarılı ve birinci olmamızın şartı budur. Aranızdan birçok arkadaşımızla toplantılarda, resepsiyonlarda bir araya geliyoruz, hep görüşüyoruz. Başkanımızın da benim de ondan talebim vardı, ‘Bu toplantıyı mutlaka yapalım’ dedik. ‘Her ne şartta olursa olsun yapalım’ dedik. Çünkü bu toplantılardaki istişareler sizlere, bizlere faydalı oluyor.”

 

‘DAĞIN TEPESİNDEKİ AMCAYA EKMEK, FATMA NİNEYE SU…’

Sosyal belediyecilik alanında verdikleri hizmetlerin önemine işaret eden Türel, “Bazen çalışmalarımızı anlatmakta zorluk çekiyoruz. Sosyal projelerimizi gördünüz. 2 bin 500 ekmek dağıtıyoruz. O 2 bin 500 ekmek içerisinde bir tanesi Gündoğmuş'ta dağın tepesindeki tek başına yaşayan bir yaşlı amcamıza gidiyor biliyor musunuz? Ve 86 yaşındaki Fatma nine Demre'de dağın başında 20 yaşında gelin geldiği dağın başındaki evine suyu 66 sene sonra biz götürüyoruz. Bunlar çok önemli. Bunları tabii anlatmak kolay değil. Çünkü proje ve sorunlarımızın önemli bir bölümü ilçelerimizde. Antalya merkezinde oturanlar birçok şeyi görme imkanına sahip değiller. Biz yatırımları yaptık ama inanın yaptıklarımız karşısında yatırım kitabımız bile yetersiz kalıyor. Burada çok belli başlı projeleri sizlerle paylaştık. Bundan 6-8 ay önce cumhurbaşkanımız Antalya'yı teşrif etmişti, toplu açılış töreni yapmıştık. Bütün biten tesislerimizi hizmete sunduk aradan 6-8 ay geçti. Şu anda Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak 33 tesis son 6 ay içerisinde açılışa hazır hale gelmiş. 330 trilyonluk yatırım bu. Bunun içinde Antalyaspor Tesisleri var, hizmet binamız var, bunun içinde bir sürü proje var. Bunlar gerçekten birçoğunuzun dikkate almadığı, bizim de anlatmakta zorluk çektiğimiz projeler. Antalya tarihi ve yapısı gereği her zaman iddialı bir şehir. Büyük hedefleri olan bir şehir olmuş. Şimdi Antalya Büyükşehir Belediyesi artık otomatik sulamayla; saatleri düzenlenmiş otomatik sulama değil, toprağın nem oranına göre sulamasını açıp kapatan bir sulama ile otomasyon sistemine geçiyor. Teknolojiyi elbette kullanacağız. MUBİM’i kullanan ilk belediye başkanı olma şerefini yaşıyorum. Çünkü 21 bin kilometrekarelik bir coğrafyada Gündoğmuş’tan, Kaş’tan, Kınık’tan kalkıp da muhtarlarımızın Antalya’ya köyüne küçük bir hizmeti istemesi için yorulması hem zaman kaybı, hem enerji, hem ekonomik kayıp. Teknolojiyi kullanıyoruz” dedi.

 

EXPO’NUN ANTALYA’YA KAZANDIRILMASI SÜRECİ

Expo’nun Antalya’ya kazandırılması için ATSO Başkanlığı yaptığı dönemde verdikleri mücadeleleri de hatırlatan Başkan Türel, “Eski dostlarımızla bir aradayız, geçmiş hatıraları hep canlandırıyoruz. O zamanlar ATSO başkanıydım. İstanbul’un yanında biz de Formula-1’e aday olmuştuk ve televizyonlara çıkıp İstanbul Ticaret Odası’yla yarışa kalkışmıştık. ‘Bizim boyumuzdan büyük proje’ dememiştik. Ne oldu daha sonra? O çalışmalar üst üste geldi geldi Türkiye’ye Expo bayrağını getiren ilk şehir Antalya unvanını bize taşıdı. Expo’yu ilk Ticaret Odası başkanıyken konuşanlardanım ve bu bir hayaldi.  Bizim iddiamız bitmedi, bitmeyecek çünkü. Her zaman Antalya için büyük hedefler koyduk, her zaman büyük hedeflerle yola çıkıyoruz. İşte gördünüz arkadaşlar, milyar dolarlık, katrilyonluk projeler. Bir belediyenin elbette ki boyunu aşan projeler ama hep büyük hedeflere hep büyük bir gayretle koştuk. Yerimizde oturmamızı kimse beklemesin. Ben hayatım boyunca hiç öyle çalışmadım. Aşk ve heyecanla çalışarak Antalya’da hep kendi yatırım rekorlarımızı kırdık. 6-6.5 milyon turistin geldiği Antalya’da, Expo’ya 4.5 milyon ziyaretçi geldi. Expo yatırımı sayın cumhurbaşkanımızın, hükümetimizin Antalya’ya verdiği değeri göstermekte. 1.8 katrilyon sadece Expo sınırları içerisine yatırım yapıldı. Antalya’ya yapıldı bu yatırım. Ya yapılmasaydı? Bu, işte hiç düşünülmüyor” dedi.

 

BÜYÜKŞEHİR’İN YATIRIM BÜTÇESİ

“Sizler ekonominin katalizörlerisiniz, lokomotiflerisiniz” sözleriyle seslendiği ATSO üyelerine Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yatırım bütçesine dikkat çeken Başkan Menderes Türel, şöyle konuştu: “Bu kadar yatırım yapılırken bu Antalya ekonomisinin canlanmasına büyük bir katkı sağlıyor. Çünkü ben Ticaret Odası başkanlığımdan beri söylerim; Yatırım olmayan yerde ekonomi de büyümez istihdama çözüm de olmaz. 2013 senesinde yani biz göreve başlamadan önce Büyükşehir Belediyesi’nin yatırım bütçesi yüzde 13. Toplam 55 milyon TL. 2015’te bu yüzde 30'un üstüne çıkmış. 2016’da yüzde 40’ları geçeceğiz. 2017’deki bütçemizde bu bütçe de giderek büyüyor. Ben oranları söylüyorum, yatırım oranı yüzde 51 olacak. 2017 senesinde sadece Büyükşehir bütçesinden 1 milyarın üstünde yatırım yapacağız, bu çok önemli. Biz bu yatırımları yapıyorken zaman zaman eleştiriliyoruz. Kavşak yapıyoruz, ‘Beton projesi’ diyorlar, bir de ekonomiyi bildiğini zanneden arkadaşlar söylüyorlar. Biz burada ekonomiyi canlandıracak yatırımlardan bahsediyoruz. Biz bu yatırımları yapmasaydık ne olurdu? Küresel krizin yaşandığı benim ilk dönemimde sanayi esnafını geziyorduk, bir motor tamircisine girdik. ‘Bak şurada 12-13 tane motor duruyor’ dedi. O zamanlar birinci etap raylı sistemi yapıyoruz. ‘Bunlar sizin birinci etap raylı sistemdeki bozulan motorlar’ dedi. ‘Sen bunları yapmıyor olsaydın ben bugün siftah etmeden dükkan kapatacaktım. Hiç olmasa yatırım yapıyorsun da bu motorlar bozuluyor tamiri ile para kazanıyoruz’ dedi. Bir motor tamircisinin Antalya’ya yapılan raylı sistemden sağladığı kazancın canlı örneğini yaşadım. Biz 2016’da sadece Altınova Bulvarı’ndan Göçerler üzerinden Korkuteli Kavşağı’na bağlanacak yol yatırımı için 60 milyon TL bütçe ayırıyoruz. 2013’ün bütün yatırım bütçesinden fazla, bakın bu 60 milyon TL ilçe belediyelerinin çoğunun toplam yatırımı.”

 

‘BİR KAVŞAĞIN EKONOMİYE KATKISI 35 MİLYON TL’

Bu yatırımları yaparken, “Antalya Büyükşehir Belediyesi ekonomiyi canlandırıyor” diye bir tek cümle duymadığını ifade eden Başkan Türel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hatta bu cümlenin tersini söyleyenlere cevap veren de olmuyor. ‘Bunlar beton projeler, kavşaklar betonlaşma projeleri…’ deniliyor. Ya üstünden geçenler insan değil mi? Sen o kavşakların üstünden geçiyorken kendini insan olarak görmeyebilirsin. O senin bileceğin iş, sen kendini ne olarak görürsen gör. Ama onun üstünden geçen Antalyalıları yüzbinlerce milyonlarca Antalyalıyı,  ‘Onun üstünden geçen insan değildir’ anlamında bir laf sarf edersen valla kusuru bakma arkadaş dost tanımam gereken cevabı veririm. Bu insani olmayan dedikleri kavşak projelerinin ekonomiye katkısını bir örnekle söyleyeyim; Aspendos-Perge Kavşağı’nda bir üstgeçit yaptık ve araç başına gecikme süresi burada 81.6 saniyeden 23.5 saniyeye düştü. Kavşağın hizmet seviyesi karayolları standartlarından bahsediyoruz, C seviyesine yükseldi ve kavşakta yüzde 7’lik bir iyileşme söz konusu oldu. Eskiden yıllık zaman kaybından dolayı 4.5 milyon liralık artı fatura ödüyorduk. Zaman, emisyon, yakıt… Bunları alt alta koyduğumuzda bir tek kavşağın, yani Aspendos Bulvarı’ndaki bir tek kavşağın, ekonomiye katkısı senede 35 milyon Türk Lirası. Şimdi o kavşak sayesinde bu 35 milyon hepimizin cebinde kalıyor. Hani o kavşaklar insani proje değildi, beton projesiydi, hani faydası yoktu? Bir kavşaktan sağlanan ekonomik tasarrufu söylüyorum. Ve bunu söyleyenlere kimse cevap vermiyor. Biz söyleyince de siyasi cevap veriyor zannediliyor. Hayır arkadaşlar. Doğru bilgiyi aktarmak için cevap vermek zorunda kalıyorum.”

 

‘SOSYAL BELEDİYECİLİKTE ÖRNEĞİZ’

Antalya’ya sadece altyapıda değil, kültür ve sanat alanında da büyük hizmetler yaptıklarına işaret eden Türel, “Bu kadar altyapı ve üstyapı ile uğraşırken, kültürel ve sanatsal etkinliklerden de hiçbir şekilde vazgeçmiyoruz ve güçlendiriyoruz. Piyano Festivali, Antalya Film Festivali, dünyada ses getiren organizasyonlar haline geldi. Birçoğunuz geldiniz ve ünlü oyuncularla karşılaştınız, hatta sohbet imkanı buldunuz. Ve çocuklarımızın, yaşlılarımızın engellilerimizin her zaman yanlarında olduklarını gösterdik. Sosyal belediyecilikte örneğiz. Az önce gördüğünüz işitme engelli filmindekilerin tamamı Büyükşehir Belediyesi personelidir. Artık öyle bir noktaya geldik ki lisan öğretiyoruz. Öyle İngilizce, Almanca değil, işitme engelli lisanı öğretiyoruz. Neden? Bir işitme engelli vatandaşımız geldiğinde benim personelim onun diliyle konuşabiliyor. Biz belediyeciliği bu noktalara taşıdık. Esnafımızla ilgili de büyük projeler başlattık. Şarampol, hızla devam ediyor. Bakın filmlerde hep ön cephelerdeki düzenlemeyi görüyorsunuz. Arkasındaki düzenleme, önündekinden daha güzel. Birbirinden duvarlarla ayrılmış olan her apartmanın otoparkını şimdi açtık. Hepsini aynı eğime getirdik. Otopark kapasitesi 3 misline çıktı. Kötü mü oldu? Bunlar çok basit dokunuşlar” dedi.

 

ATSO’YA ÇAĞRI

Başkan Türel, ATSO’ya önemli bir çağrıda da bulundu: “İşte size somut proje. Bunu dünyada bütün ticaret ve sanayi odaları yapıyor. Gelin siz yapın. 4 tane otobüs bulalım. Ticaret Odası bulsun, bunlar 25 milyonluk bütçe ile çok rahat yapılabilecek işler. Bunları sight-seen denilen günlük gezi turları halinde düzenleyelim. Ticaret Odası bunu hemen yapabilir. Çok büyük paralar değil. Avrupa’da gördüğünüz şehir turları otobüslerini Ticaret Odası gelsin, işletsin. Biz de UKOME’den kararını alalım. Ticaret Odası’nın da Antalya’da turizme yönelik somut bir proje yapacağını ortaya koymuş olalım. Olmaması için hiçbir sebep yok. Bu küçük adımları büyütelim. Antalya Büyükşehir Belediyesi bu küçük adımlarla nerelere geldi. Bir dönem haciz gelen bir belediyeyi nasıl bir belediye haline getirdik. Haciz sürekli kapımızdaydı. Ben o zaman Ankara’da milletvekiliydim, sokakta elinde süpürgesiyle temizlik yapan vatandaş 6 aydır maaş alamadığını söylüyordu. İçim paralanıyordu. Elimden bir şey gelmiyordu. Maaş ödemeyi bırakın, kapısından haciz eksik olmayan bir belediyeydi. Enkaz edebiyatı bize yakışmaz ama nereden nereye geldiğimizi görmemiz lazım.”

 

‘KATILIMCI YÖNETİM ANLAYIŞIYLA ÇALIŞIYORUZ’

Başkan Türel, turizmcilerin, meslek odalarının ve STK’ların işbirliğiyle, katılımcı bir yönetim anlayışıyla çalıştıklarını kaydederek, “Bu projeler Menderes Türel projeleri falan değildir.  Hepimizin projesidir. Hep birlikte yapacağız. STK’larla işbirliğiyse en güzel örneklerini gösteriyoruz. Konyaaltı projesinde Mimarlar Odası’yla, turizmde tanıtım için turizmcilerle, Boğaçayı projesinde İnşaat Mühendisleri Odası’yla müthiş işbirliğimiz var. Artık halkın kanaatini soran katılımcı yönetim anlayışımız var. Kruvaziyer liman, film stüdyoları projemiz. Amerika’dan Ortadoğu’ya kadar dünyanın en önemli firmalarına gittik görüştük, görüşüyoruz da. Antalya için çalışıyoruz. Bazı arkadaşlarıma her ne kadar projelerimizi anlatamasak da millet her şeyi çok iyi görüyor” diye konuştu.

 

‘LARA’DAN KONYAALTI’NA YERALTI METROSU’

Yeni Ulaşım Master Planı ile ilgili de detayları açıklayan Başkan Türel, “Bizden önceki dönemde ulaşım master planı yapıldı. ‘Lastik tekerlek Antalya'ya fazla bile gelirmiş öyle devam edin’ diyor. ‘Lastik tekerlek Antalya'ya fazla bile’ diyen zihniyet beni ilk dönemde raylı sistem yaparken, ‘Neden metro yapmadın?’ diye eleştirdi. Bırak cadde tramvayını, ‘Lastik tekerlek bile fazla’ dediler. Şimdi hem köprülü kavşak hem tramvay yapıyorum. Ulaştırma Bakanlığı'ndan ön izin aldıktan sonra kamuoyunun tartışmasına açacağız. Sistem gereği böyle olması gerekir. Yeni Ulaşım Master planımızda Ulaştırma Bakanlığı kabul ederse metroyla tanışacağız. Lara’dan Konyaaltı’na yeraltı metrosu olabilir” dedi.

 

‘YIKILAN BİNALAR YERİNE MEYDANLAR, YEŞİL ALANLAR YAPTIK’

Antalya kent merkezinde yıkılan eski binaların yerine yapılan park ve düzenlemeleri de anlatan Türel, “Antalya'da Hükümet Konağı’nı kim yıktı? Hızır Reis Ortaokulu, Kız Meslek Lisesi’ni kim yıktı? Sağlık Meslek Yüksekokulu’nu kim yıktı? Bunların yerine yeşil alanı kim yaptı? Menderes yaptı. Altına otopark, üstüne meydanlar, yeşil alanlar yaptık. Şimdi Doğu Garajı bitiyor. 2004'te başlattığımız değişim birkaç sene sonra tamamlanacak. 2009’da ara vermeseydik bunların hepsi çoktan bitmiş olacaktı” dedi.

 

‘ANTALYA ARAÇ SAHİPLİĞİNDE TÜRKİYE BİRİNCİSİ’

Antalya’da kişi başına düşen araç sayısının artış hızına da dikkat çeken Başkan Menderes Türel, “Antalya'da işler iyi gidiyor diyoruz, kaç araba satıldı Türkiye'de bunu söyledik. Antalya Türkiye’nin en hızlı büyüyen şehri. Antalya araç sahipliği konusunda Türkiye birincisi. Bin kişiden 204 kişi Antalya’da araç sahibi. Türkiye ortalaması 134. İstanbul, Ankara ve İzmir’den de fazla Antalya. En çok araba Antalya’da. 2013 senesinde Antalya merkezde toplam araç 150 bin, 2015’te 270 bin. 2030’da 650-700 bin arasında Antalya’da araç sayısı olacak. Bu ateşe kar dayanmaz. Ne kadar yol ne kadar kavşak yaparsanız yapın hepsi geçici bir rahatlık sağlar. Toplu ulaşımı kuvvetlendirmeliyiz. Artık şehir içine son otoparkları yapıyoruz. Bundan sonra raylı sistem depolama alanlarına yapacağız. İnsanlar gelecekler araçlarını orada bırakıp toplu ulaşıma geçecekler. Gidecek ne yol ne de geçecek araba kalmayacak. Bu mecburi Allah ömür verirse Menderes Türel söylemişti dersiniz. Hatları yavaş yavaş yenilemeye başladık. Bir duraktan 80 tane hattımız var, 50 hat geçiyor. Eski sitemde havuz olmadığı için ona da şirin gözükmek buna da şirin gözükmek için herkese hat dağıtılmış. Dünyanın hiçbir yerinde raylı sistemin yanında lastik tekerlekli otobüs, minibüs gitmez. Yanında raylı sistem giderken ne gerek var ona. Şimdi bunları azaltmaya başladık. Döşemealtı’ndaki vatandaş ne diyor, ‘Başkanım ben eskiden Özdilek’e gidiyordum. Şimdi artık Tıp Fakültesi’ne gidiyorum ne olacak?’ Valla ablacım artık raylı sistemin yanından, artık otobüs gitmeyecek sen otogarda araç değiştireceksin, bineceksin tramvaya 1 lira ekstrası. Artık Özdilek’e tramvayla devam edeceksin. Çünkü raylı sistemin olduğu hatta girecek otobüs raylı sistemin yanından tıpış tıpış yanında gitmeyecek. Tabii ki ihtiyaçlarımızı değiştirirken biz de yatırımlarımıza devam edeceğiz. Kazanan da olacak kaybeden de ama şehir kazanırsa uzun dönemde herkes kazanacak” dedi.

Başkan Türel, konuşmasının ardından ATSO üyelerinin sorularını yanıtladı. Daha sonra Büyükşehir Belediyesi bürokratları ile ATSO Meslek Komite üyeleri oluşturulan komisyonlarda toplantılar yaparak Antalya için yapılacak çalışmalar konusunda görüş alışverişinde bulundu.