Yeni anayasa toplantılarını sıklıkla takip etmeye çalışıyorum. Kim ne söylüyor, mevcudu nasıl savunup yeniyi nasıl kötülüyor buna bakıyorum. Veya eskiyi nasıl kötülüyor, yeniyi nasıl övüyor buna dikkat ediyorum.

Antalya Sanayici ve İş Adamaları Derneği ANSİAD’ın toplantılarına katıldım, CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak’ın konuk olduğu akşam, toplantının sonuna kadar kaldım. Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’nun katıldığı akşam ise Çavuşoğlu’nun danışmanlarının ‘basın dışarı çıksın’ dediği ana kadar, (kovulduğumuz ana kadar) toplantıdan notları paylaştım.

Çavuşoğlu’nun neden böyle yaptığına anlam vermiş değilim. Yapacaksan da davet metnine (basına kapalı) diye ifade koyacaksın. İşine gelmediği zaman, ‘basını çıkartın’ mantığını uygulamayacaksın.

İki konuğu da dikkatle dinledim.
Çetin Osman Budak yeni anayasanın tereddütlü yanlarını ‘kesin ve kati zarar verecek’ diye anlatırken, mevcudun faydasızlığına hiç değinmedi. Örneğin bütçeyi Cumhurbaşkanı yapacak, kafasına göre harcayacak diyerek mevcut anayasada ise herkesin bütçede fikri ve kararı olduğunu anlattı.

Anlattı anlatmasına ama ben tatmin olmadım. Çünkü Ak Parti dönemine kadar yapılan bütçelere bakalım, Özal dönemi hariç hangi bütçe ülkeyi kalkındırmış. Sağlıkta reform yapmış mı. İşsizlik maaşı vermiş mi. Spor tesislerini iyileştirmiş mi. Yeni okullar kazandırmış mı. Yeni yolların, çılgın projelerin temelini atmış mı?.

Yani eskiden bütçe yapılıyormuş ama herkes kafasına göre takılıyor, bütçenin ülkenin kalkınmasına hiçbir katkısı olmuyormuş. Yine batak ülke, yine güçsüz ülke.

Bu verdiğim sadece bir örnek. Yeniye karşı gelirken eskinin iyi olduğunu savunmak gerekiyor. Mevcut anayasa kötüyse, sadece ‘birlikte karar veriyoruz’ demek yeterli gelmiyor. Vatandaş birlikte karardan ziyade, faydalı karar istiyor.

Çavuşoğlu’nun konuşmalarını dinlediğimde ise mevcudun yetersizliğini, yeninin ise dünyadaki örneklerini verdi. Kötü niyetli olursanız ‘dünyanın her yerindeki anayasalarda açık var’ demek istedi. Burada en büyük tedbir, vatandaşın hesap sormasıdır’ dedi.

18 yaş olayının neden abartıldığına dikkat çekti. Sanki 600 milletvekilinin tamamı 18 yaş olacakmış gibi bir anlayıştan şikayet etti. Gençlere güvenmeyen bir toplumun, geleceğinden bahsetti. Ne olur 3-5 tane gencimiz mecliste gençlerin hakkı için bulunsa, onların enerjisi ile büyüklerinin tecrübesi kavuşsa… Kötü mü olur (?) diyerek Budak’ın 18 yaş tavrına adeta cevap verdi.

Özetle iki konuğunda anayasa anlatımında ciddi farklılıklar var.
Her iki anlatımda da iş dünyasının etkilendiği noktalar var. Ama bir gerçek var ki…
Onu da yazacağım, acı gerçeğimizi anlatacağım.

Bu güne kadar yeni anayasaya ile ilgili en güzel anti bakış anlatımını Çetin Osman Budak yaptı. Ama bu bile çok fazla soru işaretini ortaya attı.

Bu güne kadar en sakin anayasa anlatımını da Çavuşoğlu’nda gördüm. Toplantı sonunda soru işareti oluşmasından ziyade, oluşanları cevapladı. Salondaki havaya baktığımda ise Çavuşoğlu salonu sonuna kadar tutarak, iş dünyasının yeni anayasayla ilgili kararını az çok belli etmesini sağladı.

Hayata Seyirci kalmamanız dileğiyle.