Geçtiğimiz hafta magazin haberleri arasında kaybolup gitse de sosyal medya açısından oldukça önemli bir haber vardı. Haber oldukça kısaydı aslında; ülkemizin en popüler komedi sanatçılarından birisi olan Cem Yılmaz tüm sosyal ağlara veda edeceğini açıklamıştı. Cem Yılmaz tarafından yapılan açıklama kelimesi kelimesine şu şekilde: "Twitter ve Instagram hesaplarımdaki yorumların verdiği insanüstü rahatsızlık sebebiyle bu mecralarda paylaşım yapmayı bırakıyorum. Hepinize tavsiye ederim."

Çok sayıda kullanıcı tarafından takip edilen Cem Yılmaz’ın bu paylaşımı iki açıdan önem arz ediyor. Bunlardan ilki Cem Yılmaz’ın sosyal medyayı terk etme sebebi. Sadece sanatçılar değil, pek çok sosyal medya kullanıcısı özellikle trol olarak adlandırılan hesaplar tarafından zaman zaman hakarete kadar giden taciz edici yorum, mesaj ve paylaşımlarla karşı karşıya kalıyor. Her ne kadar hukuksal kanallar açık olsa da bu tarz sıkıntılı hesaplarla sürekli muhatap olmak bir süre sonra bu platformların etkin olarak kullanımını da zorlaştırıyor.

İkinci önemli nokta ise Cem Yılmaz’ın huzur bulmak için sosyal medyayı terk etme kararı veren ne ilk ne de son isim olması. Her ne kadar sosyal medyanın amiral gemilerinden olan Facebook’un kullanıcı sayısı Haziran ayı itibariyle tarihi zirve olarak kabul edilen iki milyara ulaşmış olsa da, bundan sonraki süreçte sezonsal duraklamaların yaşanacağı ve daha yavaş bir büyüme trendi görüleceği düşünülüyor. Yaş grupları arasındaki geçişler ile diğer demografik faktörlerdeki değişimlerin etkisi sonucunda önümüzdeki dönemlerde büyüme hızının yavaşlayabileceğinin farkında olan Zuckerberg Facebook gruplarını daha etkin hale getirmek ve Çin pazarına girmek için çaba gösteriyor.

Bir yıllık zaman dilimi içinde Facebook başta olmak üzere aktif olarak kullandığı Instagram ve Twitter hesaplarını kapatma kararı alan bir akademisyen olarak her ne kadar kendimce kişisel sebeplerim bulunsa da, bu sebeplerin son zamanlarda sosyal ağları terk eden ya da terk etmeyi planlayan pek çok kişinin gerekçeleri ile örtüştüğünü görmek bana şaşırtıcı gelmiyor. Dünya çapında popüler gazete ve dergilerin teknoloji içerikli sayfalarının yanı sıra İnternet’te yer alan blog sayfalarında, sosyal ağ hesaplarındaki paylaşımlarında ya da web sitelerinde son aylarda en çok paylaşılan yazıların arasında sosyal ağları artık kapatma zamanı geldiğine dair içeriklerin yer alması da dikkati çeken bir diğer nokta! Bu içerikler genellikle sosyal ağların zararlı etkileri, mahremiyet, bağımlılık problemleri, güvenlik sıkıntıları vb. sıkıntıları gündeme taşıyor.

Esas itibariye, ticari kaygılarla sosyal ağların asıl amaçlarından uzaklaşarak birbirlerine benzer platformlar haline gelmesi, kullanıcıların benzer paylaşımları çoğu kez farklı platformlarda mükerrer bir şekilde paylaşmak zorunda bırakıyor ve online veri kirliliğine sebep oluyor. Ayrıca sosyal ağlardaki içeriklerin önemli bir kısmının reklam ve tanıtıma yönelik paylaşımlara dönüşmesi sosyal ağları çekilmez bir hale getiriyor. Listeyi uzatabiliriz ancak özetlemeye çalıştığım şey şu; sosyal ağların sürdürülebilirliği kuruluş amaçlarını hatırlamalarından geçiyor. Aksi takdirde bir anda tarih olmasalar da zaman içerisinde ciddi sıkıntılar yaşayabilirler.

Sevgiyle Kalın!