Smiley olarak adlandırılan gülen :) ve üzgün :( yüz ifadelerini akıllı telefonların ortaya çıkışından uzun yıllar önce, e-posta ve MSN benzeri sohbet uygulamalarında kullanıyorduk. Tıpkı Amerikan dizilerinde gülünmesi gereken yerlerde bizlere dinletilen kahkahalar gibi gönderilen mesajlarda yapılan espriler ya da canımızı sıkan durumlar bu ifadelerle karşı tarafa iletilebiliyordu.

Zamanla bu ifadeler görsellik kazanarak küçük resimcikler haline geldiler ve emoji adını aldılar. Özellikle 2011’de IPhone klavyelerine giren emojiler sosyal ağlarda önemli bir iletişim dili haline gelmeyi başardı. Uzun uzun cümlelerle anlatmak zorunda kalacağımız pek çok sözü tek bir emoji ile ifade edebilmenin verdiği kolaylık sayesinde bu sevimli görselleri çok hızlı benimsedik.

Yazılı iletişimde yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanılan emojiler, özellikle son yıllarda bir suç unsuru olarak da karşımıza çıkmaya başladı. Özellikle ABD’de emojilerin terör, tehdit, hakaret ve taciz amaçlı kullanımınına ilişkin çok sayıda dava açılmış durumda. Genel olarak baktığımızda, ilk kez 2011-2015 yılları arasında görülen davalarda emojilerin bir suç unsuru ya da savunma aracı olarak kabul edilmediğine şahit oluyoruz. Takip eden yıllarda ise emojilerin farklı hakimler tarafından farklı şekillerde yorumlanmaya başladığını söyleyebiliriz. Örneğin, aynı silah emojisine iki farklı hakim tarafından farklı anlamlar yüklenmesi sonucu yargılanmakta olan kişilerden birisi ceza alırken, diğerinin paylaşımında suç unsuru teşkil etmediğine dair karar verildi. Benzer bir şekide göz kırpma emojisini masum bulan hakimlerin yanısıra taciz anlamı yükleyen hakimlere de şahit olduk.

Benzer davalar üst mahkemeler tarafından incelendiğinde, bireyler tarafından emojilerin birer duygu ifadesi olarak kullanıldığı, o yüzden de iddia edilen suçu oluşturan diğer unsurlarla birlikte emojilerin de taşıdığı anlam göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiğine yönelik kanaat getirildiğini görüyoruz. Diğer bir ifade ile, emojilerin tek başına bir delil olarak kullanılması güç olmakla birlikte suç unsuru oluşturabilmesi için gerçekten o duyguyu ya da niyeti ifade edip etmediğinin anlaşılması gerekiyor. Örnek vermek gerekirse, birisine kızarak hiçbir tehdit ifadesi kullanmadan sadece silah resmi paylaşan bir kişinin gerçekten onu tehdit ettiği ya da ona zarar vermeyi amaçladığını söylemeden önce o kişinin bir anlık kızgınlık ile sonradan pişman olabileceği sadece kızgınlığını gösteren bir paylaşım yapmış olabileceğinin de düşünülmesi gerekiyor.

Bu noktada, hangi emojinin farklı bireyler tarafından hangi anlamlarda paylaşıldığının yorumlanmasının ne kadar sübjektif bir süreç olduğunu unutmamak gerekiyor. Dil çıkaran ya da göz kırpan bir emoji kimisi tarafından şaka yapma, saçmalama vb. anlamlarda kullanılabiliyorken, kimileri tarafından taciz anlamında düşünülüp dava konusu olabiliyor.

Yukarıda özetlemeye çalıştığım üzere, emojiler şu ana kadar genellikle kişisel davalara söz konusu olurken geçtiğimiz hafta İsrail’de meydana gelen ilginç bir ticari dava dikkat çekiciydi. Evini kiralamak için bir web sitesine ilan veren ev sahibi, kendisini evini tutmak istediklerine dair emojiler ile ikna eden kiracı adayı evli bir çifte inanarak ilanı kaldırdıktan sonra çift ortalıktan kaybolunca onlara dava açarak evini kiralayamadığı süre zarfında oluşan zararını tazmin etmelerini istiyor.

Çift tarafından gönderilen emojiler arasında dansçılar, zafer işareti ve şampanya gibi “büyük optimizm” ifade eden görseller yer aldığına dikkati çeken duruşmanın hakiminin, her ne kadar taraflar arasında yazılı bir akit bulunmasa da davalıların bu görseller ile ev sahibini evi kiralama konusunda ikna ettiklerine karar vererek çiftin yaklaşık 2000 Dolar tazminat ödemesine karar verdiği ifade ediliyor. 

Hukuksal açıdan baktığımızda, emojilerin net olarak hangi duygu ve anlam ile ilişkilendirilebileceğine ilişkin kesin bir kılavuz oluşturulabilmek oldukça zor. Bu durumdan yararlanılarak yazılı ya da sözlü olarak işlenen suçların emoji zırhına sığınarak rahatlıkla işlenebilme olasılığına karşı yargı mekanizmasının önemi inkâr edilemez. O yüzden de, hukukun gereksiz yere meşgul edilmesine sebep olmamak için görsel iletişimde emoji seçiminde daha dikkatli olmakta fayda var. Sonradan hangi emojiyi hangi anlamda kullandığını ispatlamak için çabalamaktansa yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilecek emojilerden uzak durmak gerekiyor. Kaldı ki, tanımadığınız ya da samimi olmadığınız insanlar ile emojiler vasıtasıyla informal iletişimde bulunmanın ne kadar doğru olduğunu sorgulamakta da fayda var.

Sevgiyle Kalın!