Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü ve Öğrenci Konseyi tarafından bu yıl birincisi düzenlenen "Medya Başarı Ödülleri" sahiplerini buldu.

Bir süre önce gerçekleşen törene özellikle gitmek istedim. Çünkü 21 farklı kategoriden oluşan ödüller, Akdeniz Üniversitesi öğrencilerinin oylarıyla belirlenmişti. İşin içinde hem ilk defa olması vardı, hem de gençler vardı.

Merak ettim bu gençler kimi seçti. Onlar neyi seviyor, neye ödül vermek istiyor. Medya denince akıllarına bilgi mi, magazin mi, eğlence mi, görsellik mi (?) ne geliyor.

Enlerin seçildiği gecede ilk ödül yılın en iyi çıkış yapan şarkıcısı kategorisiyle Çağatay Akman’ın oldu. Gençler burada fiziğe ve sanatçının tipine değil, müziğinin içeriğine bakıyor. Gençlerde hala arabesk, hala fantezi müziğin kalıntıları güçlü şekilde duruyor, rap ruhu ağır basıyor. Gençlerdeki isyankâr duygu, ciddi şekilde bu seçimde ortaya çıkıyor.

Gençlerde ki eleştirebilme özgürlüğü, bazen isyan etme hakkı, yılın en beğenilen Tv kanalı FoxTv ve en beğenilen haber spikeri Fatih Portakal’a verilen ödülde saklı. Gençler kendileri gibi eleştirel yorumlar yapan isimleri tercih ediyor.

Tören boyunca tüm kategorilerde ki yapımlara baktığımda, ‘işte kesin şu alır’ dediğim isim ve yapımlar ödül almadı, bana göre sürpriz denecek tespitler yapıldı.

Örneğin en beğenilen yarışma programın da ‘Kim Milyoner Olmak İster’ programının seçilmesi beni şaşırttı. Survivor gibi milletin dilinden düşmeyen saçma bir yarışmanın seçilememesi, daha çok eğlence içerikli ‘Ben Bilmem Eşim Bilir’ türünde yarışmalar varken bir bilgi yarışmasının seçilmesi, gençlerimizin hafife alınmaması gerektiğini gösterdi.

Gençler bilgi içerikli yayınları seviyor, dedikodu kokan yapımlardan uzak duruyor. Orta yaş travması dediğimiz bu kültüre yaklaşmıyor.

Gençlerin verdiği ilginç kararlardan biri de, en iyi spor kanalı ödülünü Ntv Spor gibi ciddi bir kanala verirken, en beğenilen spor programı ödülünü ‘Beyaz Futbol’ gibi şov kokan bir programa vermesiydi. Genelde ciddiyet, eksik olmasın muhabbet. Yani doğaçlama kokan yorumlara ilgili bir gençlik.

Bu tür ödül seçimleri siyasi partiler, akademisyenler, yapımcılar tarafından iyi okunmalı. Gençlerin ne istediği, kararları, ruh hali, geleceği dair notları iyi tutulmalı.

Onları iyi okumalı, ona göre önlerini açmalı.

İlki olmasına rağmen başarılı bir organizasyondu. Ancak törenin basında fazla yer almaması, yerel medyanın törende bulunmaması gözlerden kaçmadı.

Şimdi gençlerden beklenti şu:
Ulusal medya ödülleri kadar yerel medya ödülleri de önemli. Gençlerin yaşadığı şehirden haberdar olması, yerel medyayı takip etmekten geçiyor. Gelişmeler yerelden genele daha rahat tespit ediliyor. Gençlerin daha yerel kalması, daha ulusal düşünmesi gerekiyor.

Akdeniz Üniversitesi’ni ve üniversite gençliğini, ayrıca bu organizasyonda gençlere destek olan rektör Prof. Dr. Mustafa Ünal’ı tebrik ediyorum.

Gençleri medya ödüllerine verdikleri önem kadar, başarı kokan buluşlarıyla da köşeme almak istiyorum. Bu ülkenin geleceğinin, onların yükselişinden geçtiğine inanıyorum.

Haydi gençler!..

Hayata ve gençlere Seyirci kalmamanız dileğiyle.