Geçtiğimiz hafta bu köşede Youtube’da bebek ve çocuklara yönelik hazırlanan videoların zararları konusuna değinmeye başlamıştık. Bu arada, biz ülkemizde 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlarken, aynı gün Birleşik Krallık’ta sosyal medya kullanımının gençlere olan etkilerine yönelik bir rapor yayınlandı. Bugün bu önemli bir raporda yer alan bazı ilginç bulguları sıcağı sıcağına paylaşmak istiyorum.

Kraliyet Kamu Sağlığı Topluluğu tarafından 14-24 yaş arası yaklaşık 1500 gençten elde edilen veriler temel alınarak yayınlanan rapora göre gençler açısından en zararlı sosyal ağlar Instagram ve Snapchat. Her iki sosyal ağın da görsel paylaşımı üzerine odaklanması pek de şaşırtıcı sayılmaz. Gençler, ifadelerinde akranlarının farklı mekanlarda eğlenirken ya da tatil yaparken paylaştıkları görselleri kıskandıklarını itiraf etmekten çekinmiyorlar. Ayrıca, bu ağlarda paylaştıkları fotoğraflarda yazılım desteği ile olduğundan daha çekici görünen yaşıtlarının fotoğrafların kendilerinde anksiyete gibi olumsuz psikolojik etkilere neden olduğunu da ifade ediyorlar.

Ergenlikten itibaren gençlerde görselliğin ön plana çıkmaya başladığı gerçeği göz önüne alındığında bu iki ağın yoğun kullanımının vereceği zararları görmezden gelemeyiz. Raporda bu zararlar 14 ana grupta toplanmış. Bu gruplar arasında duygusal sorunlar, gerginlik, depresyon, yalnızlık, uykusuzluk ve vücudunu beğenmeme gibi psikolojik ve fizyolojik sorunların yanı sıra kendini ifade edebilme, gerçek hayatta ilişki kurabilme ve zorbalık gibi davranışsal sorunlar da yer alıyor.

Geçtiğimiz hafta belirttiğimiz üzere zihinsel gelişimi süren küçük çocuk ve bebekler açısından zararlı videoların paylaşıldığı Youtube ciddi bir tehlike yaratırken, aynı ağın gençler tarafından en zararsız sosyal ağ olarak değerlendirilmesi ise bu ağı ilgi alanlarına ilişkin içeriklere rahatlıkla ulaşabilmek için kullanmalarından kaynaklanıyor. Bu noktada küçük bir parantez açıp Forbes dergisi tarafından düzenli olarak yayınlanan Youtube zenginleri listesine de kısaca değinmekte fayda var. Çünkü, listede yer alan isimlerin tümü bu ağdan yıllık en az 5 milyon $ kazanan gençlerden oluşuyor.

Bu gençlerden kimisi oyun tanıtımı yaparken, kimisi kendi hayatını paylaşıyor, kimisi komik videolar paylaşıyor, kimisi ise müzik vb. becerilerini Youtube kanalı üzerinde icra ediyor. Bu listeye giremeyen ancak son yıllarda popüler olmaya başlayan bir diğer grup ise paket açma olarak adlandırılan ve Iphone başta olmak üzere en yeni teknolojik aygıtların tanıtımını yapan kullanıcılardan oluşuyor. Hatta bazıları bununla da kalmayıp son model teknolojik aygıtları paketlerinden çıkarıp parçalama, yüksek yerlerden aşağı bırakarak yavaş çekimde parçalanmasını kaydetme, pres makinesinde ezme vb. videolarla ciddi gelirler elde edebiliyor.

Paket açma videoları konusunda şikâyet alan en önemli sıkıntıların başında ise küçük çocuklara yönelik özendirici içerikler geliyor. Bu videolarda paylaşılan pahalı markalara ait çikolata gibi yiyecek ve içeceklerin yanı sıra son model oldukça pahalı oyuncakların çocukları tüketime yönlendirmesi ailelerin ve sivil toplum kuruluşlarının tepkilerine yol açıyor.

Ayrıca geçtiğimiz hafta değindiğim üzere Youtube’un çocuklara yönelik gıda vb. reklam yasağına rağmen bu ürünlere ait videoların yayınlanması gizli reklam olarak büyük eleştirilere sebep oluyor. Çoğu zaman üreticiler tarafından en çok izlenen video kanallarına ücretsiz olarak sunulan bu ürünlerin büyük izleyici topluluklarına gizli reklamının yapıldığı eleştirilerine cevap olarak bu videoları paylaşanlar ürünleri almak isteyenlere önemli bir hizmet sunarak onlara ürünleri yakından tanıttıkları yönünde cevap veriyorlar.

Çocuklara yönelik video paylaşımlarında amaç ne olursa olsun çocukların gelişimine verilecek zararın sadece onların psikolojik gelişimini ve ailelerin etkilemekle kalmayıp uzun vadede tüm topluma zarar vereceğini hatırlatmakta fayda var. Güzel bir gelecek için mutlu ve sağlıklı çocuklar yetiştirme konusunda hepimiz üzerimize düşenleri yapmalıyız.

Sevgiyle Kalın…