haberlikya @ gmail.com

Küresel iklim değişikliği son 40 yıla damgasını vurmaya devam ediyor… İklim değişikliği ile birlikte kuraklık endişesi giderek artıyor.
Yağmur sıkıntısı olabildiğince sarmış durumda etrafımızı…
Geciken yağmurlar üreticiyi derin düşüncelere savurmuş durumda.
Mayıs ayına yeni girdiğimiz bugünlerde Antalya’nın bir çok köyünde ekili arazilerin kurumaya yüz tutması gerçekten kaygı verici…
Kuraklık tehlikesi artık öyle bir noktaya geldi ki, üreticiler ekin ekmeye çekinir oldu…
Köylerde yağmur duasına çıkan vatandaşlar geciken yağmurların bir an önce yağması için dua ediyor.
Kuraklık tehlikesini hızlandıran faktörleri ise unutmamak gerekiyor.
Küresel iklim değişikliğinin neden ve sonuçlarına bakılmadığı sürece bu ciddi sorunla her an yüzleşeceğiz.
Görünen manzara bu…
Hiçbir ağaçlandırma seferberliği yok!
Diyebilirim ki kuraklığın yoğunluklu yaşandığı alanlarda neredeyse ağaç yok…
Dağlardaki çalılar bile kesilmiş durumda…
Yakacak uğruna dağlardaki ağaç kökleri çıkarıldı yıllarca…
Buna seyirci kalındı…
Ağaç kesildi, yerine ağaç dikilmedi…
Su kaynakları acımasızca yok edildi…
Tarım alanları imara açıldı.
Daha fazla rant için, daha fazla konut alanları yaratıldı…
Su israf edildi, bilinçli bir tarım uygulanmadı…
Şimdi kuraklık öyle bir noktaya geldi ki, yağmur duasına çıkıyor köylüler.
Antalya’da durum pek farklı değil.
Su kaynakları tükeniyor, tarım alanları bilinçsizce imara açılıyor.
Yeşil Antalya, çoktan “Beton Antalya” oldu.
Böyle bir tabloda kuraklık sendromunu daha çok yaşayacak gibiyiz!