Uzun tatil fırsatı nedeniyle Finike’de bir süre kalma fırsatı buldum. Yakın çevrelere kısa kültür gezileri yaparken Limyra antik kentini de ziyaret ettim. Burada edindiğim gözlemlerimi aktarmadan önce şunun altını çizmek isterim:

Finikeli olmam hasebiyle daha önce görme şansı bulduğum Limyra ve çevresi eskiye nazaran çok daha iyi durumda. İneklerin, keçilerin gezdiği, pislediği insan boyunu aşan yabancı otların bulunduğu bir yerden, gezilebilecek bir alan haline gelmiş. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan birkaç görevli hem çevre temizliği, hem de alanın korunması açısından ellerinden geleni yapmışlar.

Edindiğim gözlemlere gelince Limyra antik kentinin ziyaretçileri için biraz daha iyileştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yolun hemen kıyısında bulunan anfi tiyatro içerisinde cam kırıkları ve diğer bazı atıkların olması üzüntü verici. Ayrıca bu alan yeni kazı ve düzeltmelerle daha güzel hale getirilebilir.

Aslında Limyra için yapılması gereken en güzel hizmetlerden bir diğeri de otopark. Ziyaret sırasında bir tur otobüsü ve aracıyla gelenlerle birlikte işlek ve yeterince geniş olmayan bu yolun kenarına park etmek zorunda kaldık.

Bir diğer olması gereken ise gişe. Gişe olmalı ki bir alanın sahiplenildiği belli olsun. Bunu şunun için belirtiyorum: Anfi tiyatroyu gezdikten sonra, yolun diğer tarafındaki kalıntılara yönelmişken bir genç yaklaştı, “Ben diğer yerin ve buranın sorumlusuyum, giriş ücretlerini alabilir miyim.” dedi. Makbuz isteyince makbuzun olmadığını belirtti. Ben de “Makbuz yoksa para da yok.” dedim. Talep eden genç de yanımdan uzaklaştı. Gezintime devam ederken asıl sorumluların diğer bölgede çalıştıklarını gördüm. Limyra çok geniş bir alana sahip. Daha fazla kişinin görevlendirilmesi gerektiği ortada.

Limyra için daha önce gişe konulduğunu, ancak yeterli ziyaretçi girişi olmadığından kaldırıldığı duyumunu da aldım. Ne kadar doğru bilemiyorum, ancak ziyaretçi yoğunluğuna, bölgeye veya antik kentin büyüklüğüne göre bir fiyat ayarlaması yapılabilir. Bu sadece Limyra için değil diğer kentler için de geçerli.

Gezilen alanlar içerisinde yeteri kadar bilgilendirici tabelaların olmaması da başka bir eksiklik. Alan içerisinde dolaşırken neyin nerede olduğu belirgin olmalı.

Limyra ve bir diğer adıyla da bilinen Zemuri Likya’ya başkentlik de yapmış bir yer. En fazla kaya mezarı olan yerlerden birisi. Klise, tapınak, tiyatro, akropol, Bedr Hazretlerinin mezarı, zafer anıtı ve birçok yapıyı barındıran bu antik kentin biraz daha ilgiye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

 

Kafi Baba Türbesi’nin Çevresi Mutlaka Düzenlenmeli

Limyra antik kentinin olduğu yerde bir de Kafi Baba Türbesi yer alıyor. Bu türbe alanının değişik kesimlerden ziyaretçileri var. Fakat türbenin bulunduğu alanın yanında çok da güzel bir kaynak su var. Bu suyun cazibesi ve türbeye gelenlerin oluşturduğu kalabalık özensiz olunca, hoş olmayan görüntüler ortaya çıkmış.

Bu alanda piknik yapanlar Kafi Baba’ya aldırmadan alkol bile tüketiyorlar. Küçük bebekleri ile gelenler çocuklarının bezlerini bırakabiliyorlar (Ben de resmi var.). Türbenin güzeyinde bulunan eski bina viran durumda.

Sufi Yolu Projesi kapsamında yer alan Kafi Baba Türbesinin bulunduğu mekanın çok daha güzel olacağını proje tanıtımlarından öğrenmiş durumdayız. Ancak projenin alan çalışması başlamadan da buraların kontrol edilip düzensizliğin giderilmesi gerekiyor.