Yaklaşık 90 milyar Dolar’lık servetiyle dünyanın en zengin kişisi ünvanını elinde bulunduran Microsoft'un kurucusu Bill Gates, geçtiğimiz Şubat ayında ilginç bir tartışma başlatarak iş adamlarından istihdam ettikleri her robot için normal şartlarda o işi yapan bir işçinin devlete ödediği kadar ek vergi alınmasını önerdi. Yapay zeka çalışmaları ile ön plana çıkan bilişim devleri arasında yer alan Microsoft’un kurusunun bu çıkışı gerçekten enteresan, çünkü 1980’lerden günümüze değin Windows işletim sistemi ve Ofis uygulamaları (Word, Excel, PowerPoint vb.) ile bir yandan ofis verimliliğini arttırarak ofis otomasyonuna damga vuran Microsoft, diğer yandan da masa başı aktivitelere olan işgücü ihtiyacının azaltmıştı. Billl Gates robot vergisi ile günah çıkarmayı mı amaçlıyor bilinmez, ancak robot vergisinin işsizlik fonları ve istihdam olanağı azalan vasıfsız işsizlerin eğitiminde kullanılmak üzere değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Teknolojinin istihdama etkileri en az 30 yıldır tartışılan bir konudur. Gelişmekte olan bilgi ve iletişim teknolojilerinin organizasyonel otomasyon sürecini hızlandırıp işletmeleri tamamen dijital hale getirmesi sayesinde bilgi ve hizmet üretiminde ciddi performans artışına sebep olduğu biliniyor. Benzer bir şekilde imalat sektöründe de robot teknolojisinin yaygın kullanımı sayesinde üretimde ciddi oranda verimlilik artışı ve maliyet tasarrufu sağlanabiliyor. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak hizmet ve imalat endüstrilerinde işsizlik riski altında kalan en önemli grup ise mavi yakalılar olarak adlandırılan özellikle vasıfsız ya da yarı vasıflı işçilerden oluşuyor. Çünkü, gelişen teknolojiler vasıfsız çalışan ihtiyacını enaza indirirken, mühendisler başta olmak üzere eğitimli işgücüne olan ihtiyacın da misliyle artmasına sebep oluyor. Sadece üretim ve verimlilik artışıyla kalmayıp fire, atık, kaza, arıza vb. pek çok sorunun da enaza inmesi ile maliyetlerde azalma sağlanabiliyor.

Ünlü fizikçi Hawking başta olmak üzere pek çok kişi yapay zekayı insanlığın geleceği için tehdit olarak görürken, bir üst düzey Google yetkilisinin 2029’a kadar yapay zeka ile çalışan robotların insanlar düzeyinde zekaya erişeceğini öngörmesi gerçekten ürkütücü. Ancak asıl konumuza dönersek, gerek 2019’a kadar endüstriyel robot satışlarında %13 artış beklentisi, gerekse 2025 yılına kadar sadece mavi yakalı değil beyaz yakalı işleri de kapsayan mevcut istihdamın %30'unun robotlar başta olmak üzere yapay zeka ile çalışan teknolojiler tarafından gerçekleştirileceği tahmin ediliyor olması durumun ciddiyetini gösteriyor.

Almanya’daki robot rahipten Konya’daki robot garsona kadar robot istihdamının günümüzdeki oldukça basit örnekleri bizlere çok yakın gelecekte robotların hayatımızda ne kadar ciddi rol alacağını gösteriyor. Bununla birlikte, Bill Gates’in robotların vergilendirilmesi konusundaki önerisi beraberinde ciddi anlamda farklı tartışmalara da öncülük etti. Olayın hukuksal, etik, finansal, vergisel, toplumsal ve ekonomik boyutlarının yanı sıra, robot hakları gibi daha önce hiç düşünmediğimiz tartışma konuları halen gündemde yerini koruyor.  

Farklı zamanlarda bu tartışmalara göz atmaya devam edeceğiz ancak bugünkü köşemde daha çok robotların vergilendirilmesinin saçma ya da imkânsız olduğuna dair yapılan bazı eleştirilere değinmek istiyorum. Uzmanların en çok itiraz ettiği noktaların başında özellikle ağır sanayi başta olmak üzere tehlikeli madde üretimi ile rutin işlerin yoğun olduğu fabrikalarda işçi yoğun üretimin sadece verimliliği değil, kaliteyi ve maliyetleri de etkileyeceği gerçeği geliyor. Kaldı ki, Microsoft’un da içinde yer aldığı bilişim sektörünce işlemciden ana karta, bellekten sabit diske kadar pek çok teknolojik ürünün insan eli ile üretilmesi imkânsız görünüyor. Sektörel ihtiyaçları göz önüne almayıp, sadece işsizliği azaltmak için örneğin, nano teknoloji üzerine odaklanan bilişim sektörüne getirilecek robot vergisi sektöre ciddi anlamda balta vurabilir. Kaldı ki, zorunlu olarak robot vergisi ödemek zorunda bırakılan üreticilerin bu parayı kendi ceplerinden karşılamayıp fiyat artışı yoluyla tüketicilere yansıtacağı açıktır.

Son 120 yıl içinde hayatımıza giren teknolojilerin aslında verimlilik artışının yanı sıra istihdama pozitif katkı sağladığına dair yeterli sayıda istatistik mevcut. Örneğin, bundan tam 50 yıl önce hayatımıza girerek insanlar tarafından oldukça benimsenen ATM’lerin ABD’de banka çalışanların iş yoğunluğunu azaltarak daha az çalışanla faaliyet gösteren şube sayısında ciddi bir artışa sebep olduğu ifade ediliyor. Bunun sonucunda da sektörde çalışan sayısı da haliyle artış göstermiştir. İmalat sektöründe ise, küresel kriz dönemlerini saymazsak 1900’lerden itibaren teknolojik gelişmeler sayesinde artan verim ve buna bağlı olarak azalan birim maliyet sayesinde pek çok ürüne talebin arttığı, bunun sonucunda ise 20. YY’ın ortalarında daha fazla üretime ihtiyaç duyularak istihdam rakamlarının tavan yaptığı biliniyor.

Genel itibariyle son 30 yılda özellikle gelişmiş ülkelerde otomasyona dayalı karşılaşılan işsizlik sorununun ise en temel sebebinin artan küresel rekabet sebebiyle üretim maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla imalat tesislerinin Çin ve Pakistan gibi Asya ülkelerine kayması olduğu biliniyor. ABD başkanı Trump’ın Apple gibi teknoloji devlerinin üretim tesislerini ülkeye çekme konusunda ikna çabaları da bu gerçeğe dayanıyor.

Ayrıca robot vergisinin hangi vergi grubuna dahil edilebileceği  de tartışılan konular arasında yer alıyor. Kimilerine göre robotlarla üretim zengini daha zengin yapmaya yönelik bir proje olarak görülürken, kimileri robot vergisinin sanayicileri hedef alan bir çeşit servet vergisi olduğunu iddia ediyor. Bu noktada robot vergisine yönelik mali perspektifte gerçekleştirilen en ciddi eleştirilerin başında ise devletlerin son otuz yılda üretime dayalı ekonomik büyümeyi arttırmak için kademeli olarak kurumsal vergileri azaltırken bireylerden alınan KDV gibi dolaylı vergileri yüksek tutmak suretiyle sıcak para akışı sağlama çabalarının başarısızlığı yüzünden robot vergisi gibi zorlama vergilerin ortaya atılıyor olması yönünde.

Belki de robot vergisi önerisi konusunda herkesin hemfikir olduğu yegâne ortak görüş bu verginin gerçekte robotlar yüzünden işsiz kalan vasıfsız işçilerin kendilerini geliştirerek vasıflı çalışanlar olması konusunda ciddi bir fayda sağlayamayacağı gerçeği. O yüzden de, robot vergisi ile üretim işletmelerini stratejik açıdan sıkıntıya sokacak kararları hayata geçirmeye çalışmak yerine işsizlikten etkilenen bireylerin istihdamına yönelik gerçekçi fikirlerin tartışılması daha faydalı olabilir.
Sevgiyle Kalın!