haberlikya @ gmail.com

Medine’de Ensar arasında en fazla hurmalığı bulunan sahabe Ebu Talha idi. Ebu Talha’nın en sevdiği malı da Mescid-i Nebevi’nin karşısındaki “Beyruha” adlı hurma bahçesiydi. Rasulullah (sav) bu bahçeye girer ve oradaki tatlı sudan içerdi. “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz” ayeti kerimesi nâzil olunca Ebu Talha, Rasulullah (sav) in yanına geldi ve dedi ki: Ya Rasulullah! Cenabı Hak sana “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz” Ali İmran 92. ayetini gönderdi. En sevdiğim malım Beyruha adlı bahçedir. Onu Allah rızası için sadaka ediyorum. Allah’tan onun sevabını ve ahiret azığı olmasını dilerim. Beyruha’yı Allah’ın sana göstereceği şekilde kullan” dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: “Seni tebrik ederim Ebu Talha! Kârlı mal dediğin işte budur! Seni duydum ve Onu akrabalarına vermeni uygun görüyorum.” Bu hafta ki yazımızda Sıla-i Rahim’in öneminden bahsetmek istiyorum.

Asrı saadette yaşanan bu olay sahabenin ayetleri hayata geçirdiğine dair seçkin bir örnektir. Peygamber Efendimiz (sav) Ebu Talha’nın sadakasını alarak akrabasına harcamasını tavsiye etmesi akrabalık bağlarını yaşatmaya yönelik çok güzel bir uygulamadır. Yüce Rabbimiz Nisa Suresinin 36. ayetinde mealen şöyle buyurmaktadır: “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.” Yine Peygamber Efendimiz (sav) “Kim akrabasına iyilikte bulunursa ben de ona iyilikte bulunurum” müjdesi, akrabalık ilişkilerine riayet etmenin Allah’a yaklaşmaya vesile olacağına bir delildir.

Peygamberimiz imanla sıla-ı rahmi irtibatlandırarak “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse, misafirine ikram etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasına iyilik etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse, ya hayır söz söylesin veya sussun” diye buyurmuştur. Akrabalarımıza şefkatli ve merhametli olmak, onları görüp gözetmek bu vasıfları taşıyan için rahmet olacaktır. Akrabalarla irtibatı koparmak ise kişiyi Allah’ın rahmetinden ve ihsanından uzaklaştıracaktır.

Hak Teâla Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de sıla-ı rahmi terk etmeyle alakalı Muhammed Suresinin 22 ve 23 ayetlerinde şu uyarıda bulunuyor: “Demek, yüz çevirdiğinizde yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız, öyle mi? İşte bunlar, Allah'ın lânetleyip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.”

Hz. Peygamber rızkının bol, ömrünün bereketli olmasını adının daima hayırla anılmasını arzu edenlere sıla-ı rahmi tavsiye etmiştir. İyi bir insan ve Müslüman olmanın gereği olarak yerine getirilen sıla-ı rahim insanların sevinç ve üzüntülerini paylaşmalarını sağlar. Akrabalar ve dostlar arasındaki sevgi, saygı ve muhabbet bağlarını güçlendirir. Üzüntüler paylaşıldıkça azalırken, sevinçler paylaşıldıkça artacaktır.